Müze tarihi

Odunpazarı Kapısı, Kırım Tatar şehri Kezlev'in (Yevpatoriya'nın eski adı) 5 kapısından en büyüğü idi. Kapı, kalenin ticaret ve zanaat yapılan kalenin doğu kısmında bulunuyor. Kezlav kapısının genişliği 12 metre, girişinin uzunluğu ise 13,5 metredir.

 

1633 yılında Kozaklar en yıkıcı saldırıyı gerçekleştirerek şehri yakıp yıktılar. Kuzey duvarındaki kırmızılık çıkan yangından kaynaklanıyor olabilir. Bu olaydan sonra kapı yeniden inşa ediliyor, girişin üzeri kemerli şeklinde yapılıyor.

 

Tarihi değerine rağmen Matveev (Karaim) sokağına ulaşımı kısıtladığı gerekçesiyle 1959 yılında yıkılıyor. Anıtın çevresindeki kültürel tabaka da yok edildiği için yapının tam kuruluş tarihini tespit etmek mümkün değil.

 

Şehrin kültürel gelişimine aktif şekilde iştirak eden RDR grubunun desteği sayesinde Yevpatoriya'nın 2500. kuruluş yıldönümünün kutlandığı 2003 yılında kale kapısını yeniden kurma çalışmaları başladı. Orta çağ Bugün Tarihi inceliklere büyük titizlikle yaklaşarak 4 yıl boyunca restorasyon çalışmaları yapıldı ve bu sayede Orta çağ surları anıtı bugün ilk kurulduğundaki görünüşüyle karşınıza çıkabiliyor.

 

Restorasyon çalışmalarının başında arkeologlar Kezlev kapısının temelini ortaya çıkardılar. Ortaya çıkan sonucu değerlendiren bilim adamları özgün yapının dikdörtgen şeklinde olduğu ve katlar arasının ahşap döşeme ile ayrıldığı kanaatine vardılar. Kuzey ve güney duvarlarında kemerli oyuklarla 2 top penceresi açıldı.

 

Ne yazık ki, arkeolojik çalışmaların sonucunda ancak Kezlev kapısının kuzey yarısındaki odaların izleri takip edilebildi. İlk başta korumalar için hizmet veren bu odalar 19-20. yüzyıllarda dükkan ve atölye olarak kullanılmışlardı.

 

Odunpazarı Kapısı, yeniden yapılarak eski şehrin mimari siluetinin ayrılmaz bir parçası oldu ve ve buranın özel sembolü haline geldi. Geçmişe yapılan yolculuklar artık buradan başlıyor.